Enoant

Tedavide Kullanım:

Serbest radikal hasarı kanserin,kardiovasküler rahatsızlıkların ,arthritin de dahil olduğu hemen hemen bütün kronik dejenerative hastalıklarda yüksek oranda ortak çalışmaktadır. Serbest radikaller proteinlerde sülfadrile , DNA da nükleotidlere bağlanma selüler membranlar da çok yağlı asitlerin tepkisi nedeniyle doku hasarına neden olarak tepki oluşturmaktadır. Serbest radikaller endojen olarak normal metabolizma vasıtasıyla ve eksojen olarak da hava kirliliği, solvent yüklü sular, pestisit bağlı yiyecekler ve radyasyın vasıtasıyla meydana gelebilmektedir.

Açıkça proanthocyanidinlerin therapatik potansiyeli tamamen sınırsız antioksidan aktivitelerindendir. Avrupada proanthocyanidinler retinopati ve kapillar hasarında dahil olduğu venöz yetersizlik,varisli venler, mikrovasküler problemler gibi vasküler rahatsızlıklar da kullanılmaktadır.(48) Gerçekte proanthocyanidinler FRANSA da mikrosirkülatorik rahatsızlıklar için birinci derecede kullanılan ve satılan farmositik ürünlerde ki aktif etken maddelerdir. Proanthosyanidinlerin en önemli özelliği vasküler rahatsızlıklar da kullanımı için deneysel araştırmalarla kanıtlanmış olmasıdır:

  • Serbest hydroxy radikallerine spesifiktir
  • Serbest radikalleri ve lipit peroksidasyonunu engeller
  • Lipit peroksidasyonunu başlangıcında bu olayı göze çarpan biçimde engellemektedir.
  • Serbest radikallerin en büyük üreticisi ksantin oksidazın inhibisyonu
  • Dokuları birbirine bağlayan hyalorinidase,elastin,kollojenazı inhibe ederek permablite artışına neden olmaktadır.

  • Proanthocyanidinler son dönemlerde dikkatle incelendiğinde fransız paradoksu açıklamalarına yardım etmektedir. Fransızlar yüksek oranda yağlı yemelerine karşı koroner kalp hastalıklarının, aterosklerozun en az görüldüğü ülkedir.(45)

    Daha ileri aşamalar da proantocyanidinlerin de dahil olduğu fenolik substansların invitro olarak LDL nin oksidasyonunu azaltma kadar invivo araştırmalar da makrofajların ve trombositlerin Cox ve lipooksijenaz enziminin inhibe etmek ve ileri aşamlarda trombotik predispozisyonu azaltma potansiyeline sahip olduğu gösterildi.(45)

    Neredeyse sadece Avrupa'nın incelediği diğer dikkate değer araştırmalar:

    1-Oral kullanımla üzüm çekirdeğinden elde edilen proanthocyanidinlerin yüksek kolesterol hayvan besleme modelinde hypochlostremik etkileri. Özellikle total ve LDL plazma kolesterolünde artışı ve HDL'de azalmayı önledi. (54)

    2-Farklı hyperkolestromik modelde kontrol grubunda aortik elastinde ki kolesterolü önemli biçinde azalttı.(55)

    3-OPCs nin deneysel olarak oral yolla kullanılmasıyla doğal katil hücrelerin cytotoksititesini arrtırıyor ve hücre dışında IL-1,IL-6 ve IL-10 nun seviyesini immune-compromise hayvanlarda modüle etti.(56)

    4-Üzüm çekirdeğinden elde edilen OPCs nin invitro çalışmalar ile antimutajenik aktivitesi gösterildi(57)

    5-Periferal venöz yetersizliği olan 71 hastaya hergün OPCs 300 mg verildi. Plesebo vuygulananların %41 inde azalma , OPCs verilenlerin %75 inde fonksiyonel semptomlarda azalma meydana geldi.(58)

    6-Yaygın varisli veni olan hastalar da 150 mg tek doz uygulama ile venöz tonusu arttırdığı bildirildi.(59)

    7-Doble-blind klinik araştırmalarda üzüm çekirdeğinden elde edilen OPCs veya plesebo 100-150 mg dozunda spontan veya ilaç arttırımı uygulanarak bütün yaşlı hasta gruplarında uygulandı. Hastaların %53 ünde yaklaşık olarak 2 haftadan sonra kapillar direnç dikkate değer seviyede gelişti. Hasta gruplarının hepsinde 3 haftadan sonra maximum seviyeye ulaştı.

    8-Klinik plesebo-kontrollerinde 6 hafta süresince meme kanseri ,ekstremitelerin üst kesimlerindeki postsurgical ödem geşirmiş tedavi gruplarında hergün 300 mg OPCs kullanılarak test edildi .6 haftada OPCs tedavi grubunun fonksiyone sonuçları anlamlı biçimde gelişti. Ayrıntılarda plesebo yapılanların %13 üne karşı tedavi hastalarının %59 unda ağrılar kayboldu.(60)

    « Geri dönmek için tıklayınız.